7 Temmuz 2019 Pazar

Murat Menteş'in Ruhi Mücerret'i

murat menteÅŸ ruhi mücerret ile ilgili görsel sonucu  14 ile 45 yaş arasında olup ruhi mücerret'i okumuş olan bir sürü insan var. Bir kitap düşünün ki her kitleden insana değişik açılardan ulaşabiliyor. Okumayı sevdiğiniz kitaplardan olmasa da kendini okutuyor. Yazarının yeni kitaplarının çıkmasını merakla bekletiyor. Sadece bunlar bile kitabın ve yazarının başarılı olduğunu gösterir fikrimce.

Murat Mentes'in romanlarını yaz yağmurlarına benzetiyorum. Doğası gereği mucizevi şeyler. Yaz sıcağının ortasında yarım saat de olsa yağıp serinleten mucizevi yağmurlar gibi serinletici bir mizah anlayışına sahip. Ve yine yağmur gibi hareketli kitaplar. Bir dakika bile duralamıyor, olaylar yağmur gibi yağıyor. Ve yaz yağmurları gibi çabuk bitiyorlar.
Başka bir özelliği de iki-üç kelimeyle tarif edemiyorsunuz onları(örn. acılı bir aşk hikayesi!) okurken hep suratınızda bi sırıtma görenler merakla soruyorlar: konusu ne? cevap yok. cevap veremiyorsunuz. kitabın konusunu anlatmak için bütün hikayeyi anlatmanız gerekiyor. Onu da yapmayı tercih etmezsiniz, ancak ısrarla tavsiye edersiniz. Anlatılmaz okunur..


________________________________________

Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın,

''Spor... benim de hayatımın ayrılmaz parçası.. Duş alırken... amuda kalkıyorum.. Sofrada.. mekik çekiyorum.. Tuvalette.. halter kaldırıyorum.. Bu sayede photoshoplu gibi görünüyorum.''


 Biz savaşı CNN'de izleyemedik. Philips LCD televizyonlar yoktu.. Muharebeyi uzaktan kumanda edemedik.. Siperde, bombardıman dinince Dardanel balığı konservesi yiyip sütaş ayranı kafaya diktikten sonra afiyetle bir Malboro tüttüremedik... Yorgunluk kahvesini ancak harpten 70 yıl sonra höpürdetebildim: Jacobs Gold. Görüyorum ki sizler atletizmin dikenli yollarında Adidas'larınızla son sürat ilerliyorsunuz. Biz ise şehitlerin ayağındaki kara lastikleri söküyorduk. Yaylım ateşi başlayınca yalınayak yayalık tat vermiyordu zira. Fast-food, benzinci ve banka tabelaları bir anda kayıplara karışsa... insan dımdızlak açıkta kalmaz mı? Burger King, Shell, Garanti bankası... işte size içinde ilelebet yaşayabileceğiniz bir üçgen.. Savaş, tarih kitaplarına basıldı mı Handel'in Su Müzik'ine benziyor artık.
Sizi temin ederim İstiklal harbi hayatımın en manidar vakasıydı. Şu anda dilimin altında duran vividentle dahi irtibatını kurabiliyorum.
1919'daki salgında tüm askerler grip olmuştu. Ordu askeri bir düzen içinde hapşırıyordu. Geceleyin nöbetçilerden biri aksırdığında diğerinin çok yaşa demesine kalmadan vuruluyordu. Şöyle:'Hapşuu' Duf! 'Çok yaşa!' Ecel beni de ofsayta düşürdü. Kaç ölüye çok yaşa demişliğim var. Uyumazdık. Sizi mıhlamaya ant içmis bir ordu civarda fink atarken uyumak riskli bir lüks. Ölüme en çok benzeyen uyku savaşta uyunandır. Biliyor musunuz... sizler gibi bende Swatch takma arzusundaydım. Dolayısıyla mahkemeye başvurup yaşımı küçülteceğim. İçimden bir ses, milis komutanımız olan rahmetli Erdem Yahya'nın sesi, 97 yaşından gün almışların Swatch takmaması gerektiğini söyleyip duruyor. O saat, kolunuza taktığınız saniyede sizi toplumun asli bir üyesi yapar. İnsanların çoğu; yalnızca güç yetiremediği, beceremediği ve elde edemediği şeylere değer verir. Ben de öyleyim. Geceleri yatağa uzandığımda, uykuya dalarken hayatım bir reklam kuşağı gibi gözlerimin önünden geçiyor. Coca Cola içemediğim günlerin gecesinde kabular görüyorum. Karşı karşıya gelen iki ordu... Ve bütün askerler aynı anda intihar ediyorlar. Harbin teferruatında minik bir rötuş. Öteye değil beriye ateş ediyorsun. Cinai hengamenin yerine intihar hararetini koyuyorsun. Silahını kendi kalbine, şakağına, çenesine dayamış binlerce genç bir elden tetiği çekiyor. Derken bütün bedenlerden coca cola fışkırıyor. Savaş alanını kaplayan, siperlere olan köpüklü, kan rengi buz gibi kolanın içinde cesetler salına salına yüzüyorlar. Demek istediğim.. muhterem gençler.. Muallimleriniz, bendeniz ve protokolde oturan bürokratlar kadar.. cehalet illetine duçar olup yalnızlık lanetine tutularak vahşet mertebesinde mutsuz olduğunuzda.. en büyük teselliyi Iphone'ununuzun dokunmatik ekranında bulacaksınız.. Muhtaç olduğunuz kudret.. internetteki alışveriş sitelerinde mevcuttur. 
Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın fakat BMW kullanabilirsin. BMW... bin...yaşa!

________________________________________

İstiklal Harbi'nin son gazisi, 100 yaşındaki millî kahraman RUHİ MÜCERRET; bir dünya starına nasıl dönüşüyor?
Zaten ecelin menzilindeyken, esrarengiz psikopat MASUM CİCİ'yi haklayabilecek mi?
Mabet filozofu AVNİ VAV'dan daha neler öğrenecek?
NAZLI HİLAL'e, 70 yaş farka rağmen nasıl açılacak?
Ve son nefesinde kelime-i şahadet getirebilecek mi?
Bir gözü mavi, diğeri kahverengi avare CİVAN KAZANOVA; elden düşme ruhunu, şeytana neden satıyor?
Depremde yitirdiği SERPİL SİLAHLIPERİ'yi unutmayıp da ne yapacak?
Marifetli afet FUJER FUJİ'den kaçarken neye yakalanacak?
Kan kanseri yeğeni OZAN'ı hangi parayla tedavi ettirecek?
Alınyazısındaki boşlukları neyle dolduracak? gibi soruların cevapları için Murat Menteş'in Ruhi Mücerret'ini okumanızı şiddetle tavsiye ederim.



1 yorum:

  1. Canım güzel yorumun ve desteğin için teşekkürler, tavsiyelerin benim için kıymetli, öpüyorum..

    YanıtlaSil