15 Aralık 2012 Cumartesi

Charlie Wilson's War


Yönetmenliğini Sam Mendes in yaptığı George Crile tarafından 2003 yılında yazılmış ''the extraordinary story of the largest covert operation in history'' adlı kitaptan Charlie Wilson's War Mike Nichols tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Başrollerde Julia Rubberts Tom Hanks Philip Symour Hoffman ve Amy Adams rol almaktadır.
Charlie Wilson Savunma Ödenekleri Komisyonu sorumlusu A.B.D görevlisidir. Sosyetik bir güzelle aşk yaşamakta kokain partilerine katılmakta ve ofisinde bir ton güzel kız çalıştırmaktadır. 

Houstonda'ki bir arkadaşının ricası üzerine Afganistan Savaş Komisyonu başkanıyla görüşmeye gitmesiyle olaylar gelişmeye başlar. Komisyon başkanı Afganistan adına A.B.D den; 1. Dünya savaşından kalma silahlarla savaşmak zorunda kaldıklarını Rus silahları karşısında ellerinde olan cephanenin çok yetersiz olduğundan bahsedip yardım ister ancak durum pekte iç açıcı değildir. Filmin bu sahnesinde Charlie'ye içecek birşey isteyip istemediğini sorduklarında cevabın 1 bardak viski lütfen olması Amerikanın aslında olaylara ne kadar yabancı ve o kültüre    dünya üzerindeki mesafeden daha uzak olduğu vurgulanmıştır. Charlie elinden geleni yapacağı konusunda söz verir ve çıkarken başkanın teklifi üzerine Peşavar daki mülteci kamplarını ziyerete gider.
Peşavar'a vardıklarında karşılaştığ manzaranın umduğundan çok daha kötü olduğunu farkeden Charlie halkla konuşmaya başladığında ise Rusların tüm kaçanları yakalayıp köy meydanlarında yan yana yere yatırıp tankla üstlerinden geçtiğini, yerdeki el bombasını oyuncak sanan bir çocuğun kollarını kaybettiğini öğrenir. Bölgeye yiyecek yardımı geldiği bir ana denk geldiğinde ise insanların bir avuç pirinç için birbirlerini öldürdüklerini görür.

Ülkesine döndüğünde tüm yasal yolları denemesine rağmen hiç bir olumlu cevap alamamıştır. Bunun üzerine bir CIA yetkilisiyle görüşüp Afganistanı yardım götürebilmeyi teklif eder ve zeki hamlelerle israilinde  desteğini alarak Mısır üzerinden Afganistana silah yardımı yapılır ve Amerikadan ilk başta 5 bin dolarlık yardım 1 milyon dolara yükseltilir.

Peki herşey yoluna girdi mi? Görüldüğü gibi bu soruya cevap vermeye gerel yok sanıyorum ki..

Bu filmde çok fazla Amerikan propagandasını hissetmemiş olmama rağmen usa in günah çıkarmaya çalıştığı oldukça açık. Zira Afganistanda milyonlarca insanın öldüğü günlerde buna sessiz kalan abd nin tek bir adamının Afgan halkına yardım ettiğini görüyoruz.  Charlie Wilson Rusların başlattığı savaşı kazanmış ve binlerce insanın hayatını kurtarmıştır..


11 eylül saldırılarından sonra ortadoğuya yapılan bu yardımın kendilerine çok pahalıya mal olduğunu gören ABD Türkiyeyide içine alan ortadoğu üzerinde birtakım değişiklikler yapılması gerektiğini öne sürmüştür. Ortada bu konu ile ilgili bir sürü haber dolaşmaktadır ancak biz buna kısaca Büyük Ortadoğu Projesi diyoruz.

13 Aralık 2012 Perşembe

Doğal Yaşam Parkı Adında Ölüm Yasası




Bu yasa teklifi hayvanlarımızın ölüm fermanı...
Aşağıda TBMMye sunulan, tüm hayvanların Doğal Hayat Parklarına toplanmasına sokakta sahipsiz hayvan bırakılmamasına yönelik metinleri bulacaksınız.
-Sokakta sahipli veya sahipsiz hayvanlar başı boş bırakılamayacak. yani sokata kedi ve köpek olmayacak.
-Sahipsiz hayvanlar bu toplama kamplarına "Hayvan bakımevlerinde kısırlaştırılıp aşılandıktan sonra kayıt altına alınan sahipsiz hayvanların, hayvan bakımevlerinde yeterli yer olmadığı takdirde sahiplendirilinceye kadar bakıldığı ve hayatlarını etolojik ihtiyaçlarına uygun olarak sürdürdükleri" ifadesine bakıldığında kedi köpek tüm hayvanların bu yerlere doldurulucaklarıda açıkça ifade edilmiştir.
-Şu anda var olan bakımevlerinde 50 tane hayvana sahip çıkmaktan aciz belediyeler onlarca hayvanın karnını nasıl doyuracaklar?
-Pitbull ve diğer tehlikeli hayvanlar için ''sahiplerinin 3 ay içinde bakımevlerine teslim ermek zorundalar'' ibaresini koymuş. şehirlerin büyük bir kısmında bakımevi yokken bu hayvanlar nereye konacak?
  Yasanın özellikle kedi ve köpeklerin yaşam haklarına saldırdığını belirtmek istiyorum. Doğal Yaşam Parklerı adı altında Doğal Ölüm Parklero oluşturarak hayvanlarımızı yok etmeye yönelik maddeler getirmiştir. 
Unutmayalım ki bu dünya sadece bizlere ait değil...

3 Aralık 2012 Pazartesi

Öteki

Günümüzde acımasız olan insanları önceki dönemlerin geri kalmış kültürel aşamaları olarak değerlendirmek zorundayız; insanlığın sıradağları başka yerde gizli kalan daha derin oluşumları açıkça sergilemektedir. Onlar kalıtım sürecindeki bir tür kazadan dolayı beyinleri pek hassas ve çok yönlü olarak gelişmeyen geri kalmış insanlardır. onlar bize, hepimize bir zamanlar insan olarak aslında ne olduğ akatumuzu göstermekte ve bizi korkutmaktadırlar. fakat olay şu:bir granit parçası granit olmaktan ne kadar sorumluysa onlarda bundan o kadar sorumludur. beyinlerimize aynı zamanda aklın o durumunun izdüşümü olan helezonlar olmalıdır, tıpkı varlığımızın anımsatıcısı olan balıkların bireysel insan organlarının yapısında araştırılabilir olması gibi... ama bu izler ve helezonlar çok değişmiştir. artık duygu ırmağımızın aktığı yatak değildir.

                                                                                                       İnsanca Pek İnsanca/43 - Friedrich NETZSCHE
helezon: sonu gelmeyen çember.tam çemberin bir ucu diğer ucuyla birleşecekken, başka bir düzlemde yeni bir çemberin başlangıç noktasının doğuşu.. ve alt çemberde de aynı biçimde devam etmesi. öyle bir döngü ki, referansı kendisine değil. bir sonraki döngüye havale ediyor sürekli. ama o da devrediyor bir sonraki çembere. insanı korkutan bir yanı var bu şeklin. girdabın insanı tutması mı korkutuyor ? yoksa şu sonsuzluk* fikri mi ürkütücü ? kaynak: http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=helezon

                                                                           
Yaklaşık 2 yıl önce bu kitaba başladığımda ilk sayfayı bir kaç kez okumama rağmen anlamamamı ''bu kitabin çevirisi kötü galiba'' ya bağlamıştım. bugünlerde yine okuma girişiminde bulundum ve aldım kitabı elime... inanılmaz bir beyin fırtınası inceden zekice ve aynı zamanda olabildiğince nazik insan eleştirmeleri. bir kez daha hayran kaldım saygı duydum...