26 Ocak 2017 Perşembe

Bir Dünya Hikayesi : Aeden

aeden ile ilgili görsel sonucu      Akıl deneyime eremediğinde, zihin yaşanmışlıkların içindeki anlamları bulamadığında yazmalı insan. Masalla gerçeği ayırt edebilecek olan okurlara...  Fi, Çi, Pi serisini okudum okuyalı bedenim toprağa, deneyimlerim evrene ve ruhum Yüce'ye döndü. Bütünüm tamamım kadar yalnız, her bir parçam kadar fazlayım. Ruhum her daim anlamlarla varlığını sürdürüyor. Tüm bunlarla birlikte büyük bir Azra Kohen tutkunu oldum ve uzun zamandır bu kitabın çıkmasını bekliyordum. Neredeyse ilk defa altını çize çize, içime sindire sindire okudum bir kitabı. Okudukça gözlerim dolu dolu oldu, beni etkiledi, her satırda farkındalığımın arttığını hissederken aynı zamanda sayfalar elerimin arasından aktıkça sarsıldım, parçalandım, acıyla olgunlaşıp yenilendim. Silkeleyici, şok edici resmen.



''Tavanla dal arasında saklandığı yerde, sadece kendisi kadar zayıf ve esnek birinin girebileceği boşluktan yavaşça kafasını uzattı Numi, nefesini tutarak Sonje'nin odadan çıkmaşını izledi. Bu sefer kokusunu alamamıştı Sonje, çamur yerine yosuna geçmek iyi fikirdi, üstelik ikisi de kahvrengiydi.''

   Roman kahramanları, Sonje ve Numi... Maceranın başladığı kısımlarda okuyucuya güzel ve çirkin olarak betimlenirken bu durum kitabın sonlarına doğru değişim göstermekte. Sonje ve Numi'nin hikayesi Numi'nin Dünya'da olan annesini bulma isteğiyle başlamaktadır. Yaşadıkları gezegen Aeden'in kurucusu Usta'nın onları Dünya gezegenine göndermesi ile devam etmektedir.

''Aeden'den ne kadar uzakta olduğumuzu, evrenin neresinde olduğumuzu bilmiyorum. Dünya'dayız. Yerden sürüklenen araçlarla seyahat eden, çok katlı binalarda yaşayan ve bakteriyel bir enfeksiyon gibi her tarafı kaplamış bir türün baskın olduğu tehlikeli bir gezegen burası. Görünüşte insana benziyorlar ama insan gibi davranmayan tehlikeli bir tür bu insansılar.''

   Sonje ve Numi Dünya'ya geldikleri zaman yaşadıkları şaşkınlığı ve hayal kırıklığını bu satırlarla ifade ediyorlar. Geldikleri gezegen Aeden'e göre dünya onlar için oldukça vahşi ve tehlikeli bir gezegendi. Dünyadaki acımasızlık adaletsizlik bilgisizlik ve daha nice eksiklik onlara oldukça tuhaf geldi ve onları dehşete düşürdü. Bir an önce gezegenlerine dönmeleri gerektiğini düşündüler. Geri dönme denemeleri başarısız olduğunda artık neden Dünya'da olduklarını anlamışlardı. Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı. Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı. İnsan doğulmaz, insan olunurdu. 

''Bu gezegendeki yanlışlığın kaynağını teşhis ettim sanırım.. Bu insansılar, evrenin maddeden oluştuğunu sanıyorlar! Hayatı sadece duyu organlarıyla algılayabildikleri için yani sadece dokundukları, gördükleri, işittikleri şeyleri, sıcaklık soğukluk gibi ortamları ölçebildikleri için, sadece duyu organları ile ölçebildikleri şeylerin var olduğunu zannediyorlar ve evrenin hologramik yapısını henüz anlamamışlar.. Maddeden oluşmuş bir evren yanılgısı, bu insanlarda sürekli maddeleri biriktirmeye, sahip olmakla ilgili saplantılara, topladıkları eşyalarla zengin olma deliliğine dönüşüyor. Bilincin ne olduğunu bilmediklerinden evrenin hologramik yapısını anlamıyorlar. Evreni maddeden sandıkları için de materyallere odakladıkları düşünceleriyle, kendi evrenlerini maddeleşmiş bir cehenneme dönüştürdüklerinin farkında değiller.''

   Hayata sarılmak gibiydi Aeden benim için. Yaklaşık iki aydır birlikteyiz ve daha çok yol alacağız birlikte. Bir kez okunarak kitaplıklardaki yerini alamaz bu kitap. Hep gözümün önünde baş ucumda olmalı... Dünyayı değiştirmek mi istiyorsun! O zaman Aeden okuyun ve okutun diyorum etrafımdaki herkese ! Birgün hakiki insanlar olup cenneti oluşturmak dileğiyle...


Çi'den gel, Çi'ye dön. Potansiyeline doğ, kaderinin efendisi ol. Olmaktan, doğmaktan, dönüşmekten yoksunma.