Bir mühendislik öğrencisi olarak çağımızın hastalığı olan ‘’Staj bulma’’ konusunda söylemek istediğim bir kaç şey var. Gerek okulda dersleri ağırlıklı olarak teorik alıyor olmamız gerekse mühendislikte sürekli dile getirilen kendini geliştirme mevzusu yüzünden stajın üçüncü sınıf sonunda yapılması önerilse de ben bu yaz staj yapmayı kafama koymuştum. Aslında staj meselesi arkadaştan arkadaşa en ufak bir sohbetle geçerken bölüm arkadaşları arasında sinsice ama çok da çaktırmadan bulaşabilen bir hastalık. Bir de tabi siz mayıs ayında daha nerelere başvurabileceğinizi düşünürken bütün işlemleri şubattan halletmiş hatta mülakatları bile tamamlamış arkadaşlar varsa ve eğer hastalık onlardan bulaşırsa daha sancılı geçirebilirsiniz.
Öncelikle başvuru süreçleri hakkında ufak bir araştırma yaptım. Bu konudaki ilk tavsiyem sektör seçiminde
hassas davranmanız. Kimya Mühendisliği söz konusu olduğunda çok geniş bir
perspektiften sadece birini seçmeniz gerektiğini unutmamalısınız.
Bilinenin
aksine referans göstermeden belirli kurumlarda staj bulabileceğime inancım
tamdı başlarda. Çalışmak ve özelleşmek istediğim alan ile ilgili yaklaşık 30
staj başvurusu yaptım ve 20 günün sonunda gelen olumsuz cevaplar dışında bir
arpa boyu yol alamamıştım. Biraz
umutsuzluğa düşsem de hemen pes edemezdim. Sonuçta diğerlerinden bir adım önde
olmak için kendimi geliştirmem gerek. Ne kadarda acıklı... Böylelikle etkinliklerde
tanıştığım sektörden kişilere mail atmaya karar verdim. Çoğu seve seve yardımcı
oldular bana ancak zaman hızlı ilerlediğinden yinede hiçbir başvuruma olumlu
dönüş olmadı.
Neyse ki inatçı ruhum hala yılmamıştı. Bu seferde Linkedin’den
ufak bir araştırma yapıp uygun gördüğüm şirketlerin insan kaynakları
müdürlerine ulaştım. Bu kez kaleyi içten fethedebilirdim. Sonunda üçüncü
denememde başarılı olmuştum ve Nuh
Çimento’dan olumlu cevap gelmişti ! Ne mutlu! Ancak yanıldım, hayatımın hiçbir
döneminde olmadığı gibi bu seferde bu kadar kolay olmazdı tabiki... Gönüllü
olarak başvurduğum stajı zorunluya çevirmem gerekti. Ağır sanayi kuruluşları
sigortasız stajyer çalıştırmıyorlarmış (haklı olarak). Sigorta masraflarımı kendileri karşılayamadıklarından okula dönüp 30 günlük zorunlu staj başvurumun
10 gününü bu sene yapacağıma dair başvurumu tamamladım . Tabi bu dönemde okul
çoktan kapanmış ve ben evime dönmüştüm. Bitmek bilmez mail ve telefon
trafiğinin ardından bunu da hallettim ve geriye sadece staj gününü beklemek
kalmıştı.
Staj konusundaki ikinci tavsiyem
(ki bence en hayat kurtarıcı olanı) staj yapacağınız şirketin kuruluşu
ortakları kapasitesi ve üretim prosesleri hakkında bir kaç birşey öğrenip öyle
staja başlamanız.
Gelgelelim stajın ilk gününe... İster üniversite son sınıf ister topluluk
başkanı ister ailenin en büyüğü olalım stajın ilk günü hep çömez olacağız.
Profesyonel öğrenci hayatından çıkıp profesyonel iş hayatına attığımız ilk
adımlar hep bir tökezlemeyle başlayacak.
Büyük bir hata yapıp staj yerimi önceden ziyaret etmediğim için vaktimin
çoğunu İzmitten Hereke’ye gidecek otobüs durağını bulmaya harcadım. Sekizde
olmam gereken fabrikaya ancak saat 11’de varabilmiştim tam olarak! Neredeyse
günün yarısı çünkü öğle yemeğine sadece yarım saat kalmıştı. İlk günün
gerginliğinin üzerine birde bu eklendi ilk günden çuvalladım diye düşünürken,
düşüncelerimin tam aksine insan kaynakları beni çok sevecen karşıladı. Geç kalmam
iyi oldu demek istemiyorum ancak diğer stajyer kafilesine katılmadan önce insan
kaynakları müdürüyle güzeel bir öğle yemeği yeme fırsatı buldum. Hoş sohbet
eşliğinde yediğimiz yemekte beni staj programım hakkında rahatlatacak bir çok
önemli bilgi verdi. Bence bunlardan en önemlisi ‘’ Teorik bilgiye fazla
takılmayın, işi herkes zamanla öğrenir ancak iş dünyasında asıl önemli olan
samimiyet ve sadakattir!’’ demesi oldu. Samimiyet ve sadakat... İşte işin sırrı
bu diye düşünmeden edemiyorum doğrusu...
Yemek sonrasında diğer mühendis
stajyer ile buluşup üretim stajıma başlamış oldum. Yemekten sonraki çay faslı gizli
bir stajyer deneme oyunuydu sanıyorum. Ne okuyorum, ne yapıyorum, nereliyim,
nereden geliyorum ve tabi ki ‘neden mühendislik’ sorularına maruz kaldım. Yolun
çok başında bir mühendis adayı olarak verdiğim cevaplara yaptıkları yorumların
bazıları espri miydi hala anlayabilmiş değilim!
Staj boyunca kesinlikle geri planda kalmayın derim.. Genel müdürmüş psikolojisiyle hareket edin.. Sorumluluklarını devretmeye meraklı personeli gözünüze kestirin ve işlerini üstünüze alıp tecrübe edinmeye çalışın..
Tüm işlerini size yaptırdığı için o kendini akıllı zannedecektir ancak hiç bir yönetim uyumaz mutlaka dikkati çekeceksinizdir.. Bol bol da soru sorun. Sorularınız cevaplanmıyorsa soru soracak başka birilerini bulun, yine soru sorun. Ve asla kendi başınıza iş yapmayın.
Staj boyunca kesinlikle geri planda kalmayın derim.. Genel müdürmüş psikolojisiyle hareket edin.. Sorumluluklarını devretmeye meraklı personeli gözünüze kestirin ve işlerini üstünüze alıp tecrübe edinmeye çalışın..
Tüm işlerini size yaptırdığı için o kendini akıllı zannedecektir ancak hiç bir yönetim uyumaz mutlaka dikkati çekeceksinizdir.. Bol bol da soru sorun. Sorularınız cevaplanmıyorsa soru soracak başka birilerini bulun, yine soru sorun. Ve asla kendi başınıza iş yapmayın.
Sonraki günlerde çay demle
esprileri yapılsa da ciddiye almadım. Fotokopiye yollanmadım. İlk gün
fabrikanın hammadde kısmını atlatıp asıl kimyasal olayların döndüğü kısıma yani
fırın ve klinker bölümüne geçtiğimde stajımın beni büyüleyen kısmına
başlamıştım. Alanında çok çok iyi ve Kimya Mühendisi olan üretim şefleriyle
saha turlamaları ve teknik sohbetler çoğu zaman kendimi bir solucan, bir böcek
gibi hissetmeme sebep oldu ve bu mühendisliğin ucu bucağı yok galiba diye
düşünmeme sebep oldu. Ufkum gelişti ve artık bölüm derslerine umutla bakıyorum. Biraz
hızlı bir giriş yaptık ve kısa sürede üretim prosesini kabaca öğrendim. Tabiri
caizse mühendisliğe kafa attığım günlerdi ! Buraya yazmakla çok fazla
anlatamayacağım kesinlikle yapılması ve dolu dolu geçirilmesi gereken bir zaman
dilimi olduğunu düşünüyorum.
Son olarak stajın son gününde mutlaka birlikte çalıştığınız üslerinizle vedalaşarak ayrılmanızı ve daha sonrasında iletişimi koparmamanızı tavsiye ediyorum.
Son olarak stajın son gününde mutlaka birlikte çalıştığınız üslerinizle vedalaşarak ayrılmanızı ve daha sonrasında iletişimi koparmamanızı tavsiye ediyorum.
Stajımın sonuna ulaştığım bu
günlerde iletişim bilgileri konusunda bana yardımcı olan Güven ŞAHİN’e, şehir
dışında olduğumdan Ankara’daki başvuru sürecimi yürüten Batıkan GÜNAL’a, Nuh
Çimento’da staj yapmamı sağlayan insan kaynaklarından Hakan YÜCEL, Oğuz ÖZDURAN
ve Onur KARASOY’a, üretimde bilgi ve tecrübelerini bizden esirgemeyip kısıtlı
zaman dilimlerinde bana zaman ayırdıkları için Klinker Üretim Müdürü Seyda
ARIKAN ve Çimento Üretim Müdürü İsmail DOĞAN’a ve son olarak staj raporu hazırlamada bana yardımcı olan Kübra YAŞAR'a sonsuz teşekkürler !


çok iyi, bikilendirici bir yazı olmuş teşekkür ediyorum :)
YanıtlaSilBen teşekkür ederim, beğenmene sevindim :)
YanıtlaSil